Üniversitemiz, adını Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alan ve onun talimatlarıyla kurulan, Türk Yükseköğretim Sisteminin en önemli kurumlarından birisidir. Üniversitemiz, seçkin bilim insanı kadrosuyla, Gazi’nin yalnızca adını değil fikirlerini, ideallerini ve hayat felsefesini kendisine ilke edinmiştir.
Cumhuriyetimizin kuruluş döneminde temelleri atılan Gazili olma ruhu bugün daha somut bir hale gelmiştir. 1926 yılında Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü olarak kurulan ve 1929 yılında Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü adıyla devam eden kurum; 1949 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü adını almıştır. Gazi Eğitim Enstitüsü ise 1982 yılında 2809 sayılı kanunla adını üniversitemize vermiştir.
 |
Üniversitemiz 76 yıldan beri eğitim sisteminde aktif rol oynamaktadır.
1982 yılından itibaren başlayan üniversiteleşme sürecinde, üzerine aldığı bu sorumluluğun bilincinde olan üniversitemiz, geçmişin güçlü bilgi birikimini, günün şartlarını ve geleceğin aydınlık yarınlarını iyice özümsemiş ve sentezini gerçekleştirmiştir. Gazi Üniversitesi, bir eğitim ekolünün, eğitimde liderliğin, güvenilir ve doğru bilginin adıdır. Üniversitemiz, her alanda yetiştirdiği uzman kişilerle bir eğitim klasiği özelliği taşımaktadır. Genç Cumhuriyetin eğitim seferberliğini yürütmekte olan eğitimcilerin bıraktığı mirasa sahip çıkan üniversitemiz, bu mirası çağın ihtiyacı olan bilgi ve becerilerle donattığı gibi yarının Türkiye’sinin ihtiyaçlarına uygun çalışmalar yürütmektedir. Üniversitemizin geçmişle gelecek arasında kurduğu bu köprü, Türkiye’yi değişime, yenileşmeye ve gelişmelere açık tutmaktadır.
Üniversite olarak kat etmemiz gereken uzun bir yol olduğunu biliyoruz. Bu nedenle öğretim üyelerimiz, gerek bilimsel araştırma gerekse yayın açısından, eğitimde kalitenin yakalanması için var gücüyle çalışmaktadır. Vizyonumuz, geleneği ve değişimi bütünleştirerek geleceğin oluşumda üstlendiği tarihi misyona uygun davranışlar sergilemektir. Bunun için kaliteli eğitime ihtiyacımız vardır. Kalite ise sonsuza yolculuktur. Kaliteyi artırmak, geleceğin bilgi toplumuna yaraşır üniversite idealini gerçekleştirmek için gereken alt yapının oluşturulması gerekir. Üniversitede kalite kavramı, daha özel ifadesiyle eğitimde kalite kavramı çok yönlü karmaşık bir süreç niteliği taşımaktadır. Eğitimin en önemli girdisi olan öğrenci, öğretim üyesi, materyal ve programda kalitenin yakalanması, gelecekteki kalite açısından son derece önemlidir. Bu durumda eğitim-öğretimde ve yayında niteliği artırmak gerekir. Ancak, böyle bir eğitim sürecinden geçen, teori ve uygulama arasında bağ kurabilen uzmanlardan söz edildiğinde, eğitimde kalite boyutu ön plana çıkacaktır.
Üretilen bilginin sadece Türkiye sınırları içerisinde kalması, günümüz dünyasında artık imkânsız hale gelmiştir. Bilgi sınır, etnik köken, din tanımamaktadır. Üretilen bilgi, anında tüketici bulabilmekte, yalnızca bilgiyi üreten ve patent hakkını elinde bulunduran ülkeler, bilgi toplumunun çok ötesine geçebilmektedir. Bilim ve teknoloji alanında meydana gelen bu gelişmeler, bilgiyi elinde bulunduran, bilgiyi üreten ülkeleri daha avantajlı ve daha egemen duruma getirmektedir.
Eğitim ve bilimde Türkiye’nin aydınlık geleceğini temsil eden Gazi Üniversitesi bu oluşuma kayıtsız kalamazdı. Üniversitemiz, tarihi misyonuna uygun olarak, üretilen bilgiyi, bütün Dünya ile paylaşmak amacıyla “Türk Eğitim Bilimleri Dergisi”ni yayın hayatına kazandırmıştır. Dergimiz, eğitim alanında ilkleri yakalamak, ilklere imza atmak ve eğitimin lider dergiciliğine adaydır. Vizyonumuz, beş yıl içerisinde Dünya’da kabul görmüş dergiler arasında yer almaktır. Bu bir hayal değildir. Önce, inanmak gerekir. Biz Gazi Üniversitesi eğitim ailesi olarak bu vizyonu gerçekleştireceğimize, kendimize ve insanımıza güveniyoruz. Bu vesileyle tüm eğitim bilimcilerimizi ve eğitim konusunda duyarlık sahibi bilim insanlarımızı, bu vizyonun ve Türk Eğitim Bilimleri dergisinin çatısı altında buluşmaya davet ediyoruz.